Öne Çıkan Kategoriler:


Wait, don't go!
Before you leave, we have a special offer just for you!
Bir sonraki alışverişinizde %20 indirim kazanın.


Öne Çıkan Kategoriler:




Before you leave, we have a special offer just for you!
Bir sonraki alışverişinizde %20 indirim kazanın.
Eğirdir’in Tarihî Köyü
Eğirdir Gölü’nün batı yamaçlarında yer alan Barla; antik çağlardan günümüze ulaşan tarihî mirası, doğal güzellikleri ve manevi hatıralarıyla Anadolu’nun kendine özgü yerleşimlerinden biridir.
Barla’yı Tanımak
Barla, Isparta il merkezine yaklaşık 46 kilometre, Eğirdir ilçe merkezine ise yaklaşık 23 kilometre uzaklıkta bulunan tarihî bir köydür. Doğusunda Eğirdir Gölü, batısında dağlık alanlar ve verimli yamaçlar yer alır.
Köyün taş ve ahşap evleri, dar sokakları, çeşmeleri, tarihî köprüleri ve asırlık çınarları; burada yüzyıllar boyunca oluşan yerleşim kültürünün izlerini taşır. Barla’nın sakin tabiatı ve göle hâkim konumu, köye kendine özgü bir huzur verir.
Tarih İçinde Barla
Barla’nın geçmişi, Anadolu’nun farklı medeniyetlerinin ve kültürlerinin bıraktığı katmanlardan oluşur.
Antik dönemde Parlais adıyla bilinen yerleşimde MÖ I. yüzyıldan itibaren para basıldığı bilinmektedir. Bu durum Barla’nın bölgedeki önemli yerleşimlerden biri olduğunu göstermektedir.
İmparator Augustus döneminde Galatia Eyaleti’ne dahil edilen şehir, Colonia Julia Augusta Parlais adıyla bir Roma kolonisine dönüştürüldü.
Roma döneminin ardından bölgede Bizanslılar, Selçuklular ve Hamidoğulları hüküm sürdü. Barla, her dönemde yeni kültürel ve mimari izler kazandı.
Hamidoğulları döneminin önemli yapılarından olan Çeşnigir Paşa Camii, Barla’nın günümüze ulaşan en kıymetli tarihî eserleri arasında yerini aldı.
Barla’da Türk ve Rum toplulukları Lozan mübadelesine kadar birlikte yaşadı. Camiler, kilise, köprüler, hamamlar ve çeşmeler bu çok katmanlı geçmişin parçalarıdır.
Bediüzzaman Said Nursî’nin Barla’da kaldığı yıllarda Risale-i Nur Külliyatı’nın önemli bölümleri burada kaleme alındı. Böylece Barla, geniş bir manevi ve kültürel çevrenin hafızasında özel bir yer edindi.
Tarihî Miras
Köyde farklı dönemlere ait dinî yapılar, köprüler, mezarlar, hamamlar ve sivil mimari örnekleri bulunmaktadır.
Kapı kitabesine göre 1376 yılında Çeşnigir Sinan Paşa tarafından yaptırılan cami; kâgir duvarları, ahşap örtüsü ve renkli tuğlalı minaresiyle dikkat çeker.
Rum Mahallesi’nde bulunan ve 18. yüzyıla tarihlenen yapı, Barla’da geçmişte yaşayan Rum topluluğundan kalan önemli kültür varlıklarından biridir.
Barla Deresi üzerinde bulunan ve MS II. yüzyıla tarihlenen Roma Köprüsü, antik Parlais döneminden günümüze ulaşan başlıca yapılardandır.
Barla çevresinde bulunan iki kaya mezarı, bölgenin Roma dönemine uzanan yerleşim tarihinin arkeolojik tanıkları arasında yer alır.
Beylikler ve Osmanlı dönemlerinin mimari geleneğini yansıtan hamam; kubbeli mekânları, taş işçiliği ve su kültürüyle köyün sosyal geçmişine ışık tutar.
Asırlık çınarlar ve mahalle çeşmeleri, Barla’nın günlük yaşamının, su kültürünün ve nesiller boyunca korunan ortak hafızasının canlı parçalarıdır.
Barla ve Bediüzzaman
Bediüzzaman Said Nursî, 1926 ile 1934 yılları arasında Barla’da kaldı. Köyün sakin ve gözlerden uzak ortamı, onun ilim, tefekkür ve eser telifiyle geçen hayatında önemli bir dönem oluşturdu.
Risale-i Nur Külliyatı’nın önemli bölümleri Barla’da kaleme alındı, elle çoğaltıldı ve çevre köylere ulaştırıldı. Bu süreç, Barla’nın yalnızca tarihî bir yerleşim olarak değil, aynı zamanda güçlü bir manevi hafıza merkezi olarak tanınmasını sağladı.
Bir yanında Eğirdir Gölü’nün geniş maviliği, diğer yanında dağlar, vadiler ve çamlık alanlar bulunur. Bu doğal çevre, Barla’nın sakin, korunaklı ve tefekküre açık atmosferinin temel parçasıdır.
Doğa ve Yaşam
Barla’nın yerleşimi, Eğirdir Gölü’ne bakan yamaçlar boyunca şekillenmiştir. Meyve bahçeleri, taş duvarlar, ahşap evler ve yükseklerden görülen göl manzarası köyün doğal kimliğini tamamlar.